Yaşım genç olduğundan ortaokul ve lisede yapılan bazı uygulamaları o zaman da anlayamazdım hala anlamıyorum. Atatürkçü gelenekten gelen bir ailenin üyesi olduğum için bazı bayramlara zorla gönderilirdim. Ama ayaklarımın ağrıması, saatlerce dikilmek benim için bir işkenceydi. Üstelik müfredata bize bu sistemi empoze etmek için konan şiirlerdeki faşizanca nitelemelerle Atatürk övgüleri, Türklüğü fazlasıyla öven nitelikteki tanımlamaları kendini yırtarcasına okuyarak öğretmenden aferini kapıp, şiiri okul kürsüsünde okumaya hak kazanmak benim için sadece kulak bağırtısıydı.
Tıpkı darbe sonrasında işbaşına gelenlerin yönettiği ülkelerdeki gibi okula girmeden önce hizaya girmek, içeriye tek tek alınmak, 19 Mayıslarda kule yapmak algılaması zor şeyler…
Stadlardaki kutlamalar ise tamamen darbe yönetiminin gençlerimize mirası…!
Faşist Stalin ve Hitler’e bakın bu törenleri bolca görürsünüz. Aslında o kadar geçmişe gitmeye de gerek yok. Her 29 Ekim’de tanklarımızı Vatan Caddesi’nde gözlerimize sokuyorlar. ‘Bakın bizim askeri gücümüz bu, saygı duyun’ misali!
Elalem bilgi çağına geçip teknolojilerini konuştururken, bizim askerimiz ise bizi ordusuyla ‘Bak darbe yaparım ha!’ diye tehdit ediyor.
Ayrıca ‘stad gösterilerine öğrencilere katılma zorunluluğu yoktur’ sözleri de tamamen palavra! Sıkıyorsa katılma da öğretmenlerinden dışlanmak nedir gör. Not tehdidi de cabası…
Eğitim ve öğretimin amacı bu mudur?
Yoksa asker mi yetiştiriyoruz?
Aslında evet asker yetiştiriyoruz.
Erkeklere soruyorum; kaçınız lisede ‘Sen askerde çok dayak yersin!’ sözünü duymadınız ki öğretmeninizden…
Peki ya milli güvenlik dersleri ve onların son derece otoriter askerleri…!
Kapıda askeri görünce ‘dikkat’ diye bağırarak tekmil veren bir öğrenci ve hizaya giren askerler, pardon öğrenciler!
Bu dersin kapsamı acilen yenilenmeli ve sivil bir hoca tarafından verilmeli. 12 Eylül’ün kalıntılarına son verilmeli.
Ayrıca şu forma meselesi de var… Siviller üniforma giyer mi? Askerler giyer üniformayı. Ama Çin zihniyeti bizde hala devam ediyor. Okullarda forma uygulaması öyle bazılarının savunduğu gibi zengini fakiri ayırmak değil. Tek amacı var o da bizi tek tip insan haline getirmek. Hepimiz birbirimize benzemeliyiz…
Zengin fakir ayrımı savunmasına gelince…
Soruyorum Allah aşkına artık zaten okullar bulunduğu bölgeye göre bu ayrıştırma içerisinde… Devlet okullarında dahi zengin okulu fakir okulu ayrışması yok mu? Forma uygulaması Cumhuriyet kurulurken köylü gibi giyinenleri engellemekti… Bu çağda devam etmesinin amacı da başörtüsü takan öğrenci çıkar alimallah!
Okulların acilen darbeci zihniyetin kalıntılarından arındırılması lazım. Kenan Evren’in ressamlığına son verilmeli, yakın tarihimizin ders kitaplarına gerçekler acilen girmeli. Ama bu sistemi kim gerçekleştirecek merak ediyorum.
6 yılda Osmanlı dersini öğretemeyen, 9 yılda İngilizce konuşturamayan müfredatı hazırlayanlar sivilleşmeyi nasıl sağlayacak?
Banu İRİÇ / ROTAHABER
banu.arslanturk@rotahaber.com
















